Bilişim & Elektronik

Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Alanı Öğretmen ve Öğrencilerinin Bilgi ve Doküman Paylaşım Noktası

MONTAJ (TOPLAMA) BİLGİSAYARLAR

Son yıllarda oldukça talep gören, piyasada toplama olarak adlandırılan bilgisayarlar gerçekte montaj bilgisayarlar…  Toplama tanımı, sanki kullanılmış parçaların bir araya getirilmesi gibi hoş olmayan bir anlamı çağrıştırıyor. Oysa bütün parçaları ithal ve bu parçalar bir araya getirilip isteğe uygun bir bilgisayar toplanmış oluyor.

eee        Aslında toplama bilgisayar almak iyi midir? Sorusunun bir cevabı yok. Markalı bilgisayarlar genellikle kullanıcının istek ve ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamadığı için, toplama bilgisayar edinme yoluna gitmemiz daha uygun olabiliyor.

Ancak bilgisayar toplamadan önce kendimize bazı sorular sormak ve ihtiyaçlarımızı tam anlamıyla düşünmek gerekiyor…

Bilgisayar toplamadan önce kendimize bu bilgisayar ne için kullanılacak? Profesyonel çizim ve çalışmalar için mi yoksa daha basit uygulamalar için mi sorularını sormamız gerekiyor. Çünkü bilgisayarlar toplanma amacına göre farklı donanımsal özelliklere ihtiyaç duyuyor. Hangi bilgisayarlar ne tür donanım yapısı gerektirir? Sorusuna gelecek olursak kesinlikle her amaç için farklı özelliklere sahip oluyorlar.

Örneğin bir oyun bilgisayarı ile ofis bilgisayarının karşılaştırılmaması gerekiyor… Bir oyun bilgisayarında i5 ve üzeri bir işlemci yonga seti tercih edilmeli, ekran kartı kalitesi yüksek olmalıdır. Aksi halde oyundan istenen verim alınamıyor. Bir ofis bilgisayarında ise RAM’ın yeterli olması uygundur. Sıcaklık, sürekli çalışma gibi etkenleri de sayacak olursak kasa içinin geniş olması gerekiyor. Ayrıca uygun fiyata bilgisayar toplamak için iş kullanıcının bilgi ve tecrübesine düştüğü için, kullanıcımızın da; bilgisayarlar hakkında yeterince bilgi toplayıp araştırma yapması gerekiyor…

                                                                         T 10A                          Ayyüce TEMİZSOY  

İNTEL CORE İ9 İŞLEMCİ 2012

core2 guad i5 i7 i9 4 çekirdek 8 çekirdek derken işlemcinin yeni nesli geliyor Gelecekte hangi işlemcilerle karşılaşacağız İşte işlemci teknolojisinin bugünü ve geleceği

Gelecekte hangi işlemcilerle karşılaşacağız? İşte işlemci teknolojisinin bugünü ve geleceği…
Intel, genel amaçlı bilgisayara yönelik ilk işlemcisi 4004’ü piyasaya süreli neredeyse 40 yıl oldu.

4004, sadece 108KHz saat hızında çalışıyordu. Sadece 8 yıl sonra çıkan Intel 8088 ise 5MHz’de çalışıyordu ve yaklaşık 50 kat hızlıydı. Bugün modern bir işlemci ise 3 GHz saat hızında çalışıyor ve 4004’ten 30.000 kat daha hızlı.

Transistör sayısındaki artış, muhtemelen CPU gücünün artışını daha iyi gösteren işaretlerden. Intel 4004 sadece 2.300 transistörden oluşurken Intel 8008, 29.000 transistörü bir araya getiriyordu. Modern uç nokta bir Xeon çipinde ise 2 milyardan fazla transistör bulunuyor ve bu ilk CPU’nun bir milyon katı fazla transistör demek.

CPU dünyasında birçok etkileyici istatistikler mevcut, ancak daha önemlisi işlemcilerin sunduğu teknolojiler. Bugün akıllı kameralar yüz tanıyabiliyor, devletlerin bile birkaç sene önce ulaşamadığı analitik özellikli hesap tabloları, kendi kendine giden arabalar, fiyatı uygun tabletler ve akıllı cepler bir standart haline geliyor.

Tüm bunlar oldukça iyi ancak aklımıza birkaç soru geliyor. CPU sanayii bu performans artışını sürdürebilecek mi? Eğer sürdürebilecekse önümüzdeki birkaç senede hangi yeni teknolojilerle karşılaşacağız?

Moore kanunu
Intel ortak kurucusu Gordon Moore, 1965’de her iki senede bir bir çipteki transistör sayısının ikiye katlanacağını tahmin etmişti. Bu tahmini oldukça doğru çıkan Moore’un tahmini, zamanla ‘Moore kanunu’ ismini aldı.

Moore 1965’de CPU’daki üssel büyümenin ‘ev bilgisayarları’, ‘otomobiller için otomatik kontrolleri’ ve ‘ kişisel, taşınabilir cihazlar’la sonuçlanacağını tahmin etmişti.

Son zamanlarda giderek artan karışıklık ve güç, CPU performansını en yüksek seviylere çıkardı. Peki bu devam edecek mi? Intel Labs Barcelona’dan Antonio Gonzalez’e göre bu sorunun cevabı en azından yakın dönemde ‘evet’.

Ancak bu çok da kolay olmayacak. Gonzalez, transistör boyutlarının çok küçük olduğunu şöyle açıklıyor: ‘Şu an 32nm ile çalışıyoruz (bir metrenin 32 milyarda biri) ve çok yakında 22nm’e ineceğiz. Bu, grip virüsünden bile küçük ve bir saç telinin çapından 10 bin kez küçük bir transistör anlamına geliyor.’

Önümüzdeki engeller, yeni projeler

Transistör boyutları bir atomun boyutuna da (0.1nm) yaklaşıyor ve yakında bizlerin önüne yeni bir engel olarak çıkacak.

ARM ürün pazarlama direktörü Nandan Nayampally’ye göre 40nm’den sonra sorun transistörler değil kablo gecikmesi (sinyali çip üzerinde göndermek için geçen süre): ‘Bu sınıra ulaşmaya başladık ve bu, hız için büyük bir engel.’

CPU performansındaki artışı devam ettirmek için yeni yaklaşımlar gerekecek ve endüstri, umut verici bazı projeler üzerinde çalışmaya başladı bile.

Önreğin IBM, CPU çekirdeklerinin yan yana yerleştirilmediği 3 boyutlu çip istiflemeyi araştırmakla meşgul. Çekirdekler, tüm yüzeyi kaplayan bağlantılar sayesinde iletişim kurabiliyor ve böylece transfer hızları büyük oranda artırılırken sıcaklık sorunu azalıyor.

Intel ise transistör performansını artırarak güç ihtiyacını azaltan bir proje ile meşgul.

Moore’un kanunu 2020’lerde bazı engellerle karşılaşacak ancak ufukta görülen yeni teknolojiler, onun bir süre daha devam etmesini sağlıyabilir.

Çoklu çekirdek
İngiliz yarıiletken ticaret topluluğu tasarım yardımcı başkanı John Moore, transistör sayısı arttıkça sıcaklığın ve kararlılık sorunlarının ortaya çıktığına dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: ‘Büyük, tek çekirdekli canavarlar artık geride kalıyor: gelecek, dağıtımlı işlemede’.

Intel’den Antoino Gonzalez de bunu kabul ediyor: ‘Tüm bu ek transistörleri büyük tek bir çekirdek oluşturmak için kullanabilirdik.’ ‘Ancak bu birden çok çekirdeği tek die üzerine yerleştirmek, performans ve güç verimliliği açısından çok daha iyi bir çözüm sunuyor.’

Gonzalez, Intel’in 80 çekirdekli ‘teraflops araştırma çipi’ adındaki işlemciyi ürettiğini ve bunun olağanüstü bir rakam olmadığını söylüyor: ‘Yüzlerce çekirdeğe sahip işlemcileri kolaylıkla üretebiliriz. Bunu pratik hale getirmeden önce aşılması gereken bazı sorunlar var ancak doğru yönde olduğumuza inanıyorum.’

Qualcomm ve John Moore’ın görüşleri

Ancak çok çekirdekli işlemcilere herkes bu kadar sıcak bakmıyor. Qualcomm CDMA’da ürün yönetimi başkan yardımcısı konu hakkında şunları söylüyor: ‘Sistemlerimiz en az dört çekirdekli ve 2.5GHz’de çalışıyor. Ve bunu daha yukarı götürebileceğimizden eminim ancak yazılım açısından baktığımızda bazı uygulamalar gerçekten multithreading kullansa da bir çoğu yine single-threaded. Bu nedenle en azından mobil cihazlarda çekirdek eklemeyi durdurup güç verimliliğine yöneleceğimiz zaman çok yakın.’

John Moore da multithread uygulamalara geçişin anahtar önem taşıdığını düşünüyor. ‘Şu anki mesele donanım değil, bundan yararlanacak yazılım oluşturmak. Şu anki programcı jenarasyonu her şeyi sıralı olarak düşünerek yetişmiş ve bir sorunu paralel iş parçacıklarına bölmek, bu kodun nasıl test edilip ayıklanacağını öğrenmek çok kolay bir iş değil.’

Intel de ARM benzeri bir çalışma içinde

Ancak Gonzalez, Intel’in bu sorunların farkında olduğunu söylüyor: ‘Gelecek için yeni programlama modellerini inceliyoruz.’ ‘bunu yanında uygulamaları paralelleştirecek yeni araçlar sayesinde bunu yapmak çok daha kolay olacak.’

ARM’den Nayampally ise normal bir CPU’ya eklenen çekirdeklerin ‘çoklu çekirdek’ anlamına gelmeyeceğinin altını çiziyor: ‘ARM buna 2003’de başladı. Ancak bu ek çekirdekleri DSP’ler, bir GPU, modem, GPS birimi veya ihtiyacınıza uygun başka bir şey olabilir.’

Mobil cihazlarda rastlanan bu yaklaşım, Gonzalez’e göre Intel tarafından da kullanılmaya başlanmış: ‘Sandy Bridge işlemcilerine GPU ve çokluortam desteği gibi özel bileşenler eklemek için çalışıyoruz. Bu tür bir entegrasyon, gecikmeleri azaltıyor ve güç verimliliği ve performans açısından çok daha iyi bir çözüm sunuyor.’

Gelecekteki gelişmeler

Peki gelecekteki CPU gelişmeleri ne sunacak? Önümüzdeki birkaç sene içinde her şey normal olarak devam edecek gibi görünüyor. Transistörler küçülmeye devam edecek, çekirdek sayısı artacak ve masaüstü PC’lerimiz her zamanki gibi hız kazanacak.

Uygulamalar multithread destekli hale gelerek GPU hızlandırma gibi performans kazandıran teknolojilerden faydalanabilecekler. Enerji verimliliğine verilen önem ise mobil cihazlarda CPU gücünde ve pil ömründe ilerlemelerle sonuçlanacak.

Hızlı, düşük güç tüketimine sahip CPU’ların çıkacak olması, Intel’den Antonio Gonzalez’e göre bu işlemcileri her yerde kullanacağımız anlamına geliyor: ‘Yakın zamanda bugünküne göre çok daha geniş bir bilgisayar cihazı yelpazesiyle karşılaşacağız. Arabamızda, evimizde, güvenlik sistemlerinde ve basit robotlarda bile daha güçlü sistemler bulunacak. Bir takım cihazlar çevreyi algılayarak gerçek dünyaya yönelik tepkiler verecekler.’

Diğer çalışmalar ve Qualcomm’un tahmini

Tüm bunlar bilim kurgu değil ve bugün de gerçekleşiyor. Örneğin Southampton Üniversitesi tarafından geliştirilen ivmeölçer çipleri, tren rayın üzerinden geçtiğinde rayın davranışını inceliyor ve yapısında bir sorun olup olmadığını algılayabiliyor. Bu sayede mühendisler bir kaza meydana gelmeden önce uyarılıyor.

Royal Veterinary College ise bir atın bacağına eklenen ve atın koşu tarzını algılayabilen bir çip geliştiriyor. Bu sayede küçük değişiklikler algılanarak normalde fark edilmesi güç sakatlıkların önüne geçilebiliyor.

Qualcomm’a göre evimiz yakın zamanda bize birçok yönden yardım edecek akıllı cihazlarla dolacak. Ve bunlar durgun kutular olmayacak, aynı cep telefonumuz gibi internete bağlanacak ve birçok yolla kişiselleştirilebilecek.

Jabra Go 660 Bluetooth Kulaklık

Jabra bugün Go 660 isimli yeni bir Bluetooth kulaklık tanıttı. Noise Blackout adı verilen çift mikrofon tabanlı teknolojiyi içeren kulaklıkta arka plan gürültüsü yok ediliyor. LINK 320 USB Bluetooth adaptörüyle gelen kulaklık aynı zamanda PC ve cep telefonuyla bağlantı kurabiliyor. Sadece 10 gram olan kulaklık Bluetooth 2.1 EDR desteği sunuyor ve 10 metreye kadar bağlantıda kalıyor. Dahili cevaplama, sonlandırma, ses, aç/kapa kontrolleri yer alıyor. Gelişmiş ses işlemcisi ses netliğini arttırmaya odaklanıyor. Konuşma süresi 5.5 saat ve 3 ayrı jel içeriyor. Fiyatı 110$ olacak gibi görünüyor.

Kablosuz Ses Sistemi

 Logitech Wireless Speaker Adapter 

 Bluetooth bağlantılı ses cihazları içinwireless speaker adapter

En sevdiğiniz hoparlörleri kablosuz ses sistemine dönüştürün. Bluetooth® bağlantılı ses cihazları için Logitech® Wireless Speaker Adapter, akıllı telefonunuzdan veya tablet bilgisayarınızdan müzik veya diğer sesleri  kablosuz Bluetooth bağlantısı kullanarak aktarma yapar.

 

Bluetooth connectivity

Bluetooth bağlantısı

Bluetooth akıllı telefonlarından veya tabletlerinden anında stereo ses aktarın. Mobil cihazınız mobil kalsın, siz de onu yanınıza alarak istediğiniz yere gidin.

Wireless audio

Kablosuz ses

Akıllı telefonunuzdan veya tablet bilgisayarınızdan müzik veya diğer sesleri, dahili hoparlörlerden çok daha iyi bir ses kalitesiyle en sevdiğiniz hoparlörünüzden dinleyin.

Simple setup

Basit kurulum

Logitech Bluetooth yazılımı, Logitech Wireless Speaker Adapter’inizi akıllı telefonunuzla veya tablet bilgisayarınızla çalışacak şekilde yapılandırır. Bu sayede, kurulumu ve kullanımı çok kolaydır.

Freedom of choice

Seçim özgürlüğü

Hemen hemen her tür hoparlörü kullanabilme esnekliğine sahip olun. Bluetooth bağlantılı ses cihazları için Logitech Wireless Speaker Adapter’i, standart analog RCA veya 3,5 mm jaklardan birini kullanarak hoparlörünüze bağlayın.

Compact design

Az yer kaplayan tasarım

Şık tarzıyla rafta çok güzel görünür veya dikkat çekmeyecek şekilde gizlenebilir. Seçim sizin.

Dünyanın pille çalışan ilk harici diski

Veri depolama alanında dünya lideri olan Seagate, dünyanın pille çalışan ve Wi-Fidesteği olan ilk harici sabit diski GoFlex Satellite’ın tanıttı.

Şarj edilebilir pil özelliğine sahip dünyanın ilk harici diski olan GoFlex Satellite, 802.11 Wi-Fi erişimi ile kullanıcılara video, müzik, resim ve belgelerinden oluşan arşivlerini rahat ve özgürce her an yanlarında taşıyabilme imkanı sunuyor.

Mobil cihazlar (iOS için iTunes ve AppStore da, Android için Android Markette bulunan) ücretsiz GoFlex Media™ uygulaması veya bir web tarayıcısını kullanarak kablosuz bir şekilde doğrudan GoFlex Satellite diskine bağlanabiliyor

Bilgisayar ve İnternet

        Amerika da iki bilgisayarın askeri amaçlı olarak bilgi alış verişinde bulunmasıyla başlayan ve bu sayede keşfedilen İnternet, İngilizce international network yani  “uluslararası ağ” anlamına gelen kelimelerin kısaltılarak birleştirilmesinden türetilmiştir.

 İnsanların birbiri ile iletişim kurduğu, bilgi değişimi yaptığı pek çok yararlı bilginin bir tuş kadar yakın olduğu dev bir kütüphanedir internet.  80’li yıllarda ve 90’lı yılların başında “bilgisayar” sözcüğünü duyduğumuzda birçoğumuzun aklına Sadri ALIŞIK’IN Turist Ömer filmindeki gibi her sorulan soruya cevap veren, her şeyi bilen bir makine gelmekteydi. 90’lı yılların sonlarına doğru bilgisayar yaygınlaşıp okullarımıza evlerimize girmeye başladığın da bunun böyle olmadığını tabiri caiz ise bilgisayarın aslında aptal bir kutu olduğunu, bilgisayardan ancak ona yüklediğimiz bilgiyi öğrenebildiğimizi anladık. Daha sonraları ise internet teknolojisinin gelişip yaygınlaşması ile dünyadaki bütün bilgisayarlar internet aracılığı ile birbirine bağlanması, her alandaki bilginin dünyadaki tüm bilgisayarlarca paylaşılmasını sağlamıştır. Arama motorlarının, Konu Kataloglarının ve Konu Rehberlerinin keşfi ve kullanımının yaygınlaşması her türlü bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmemizi sağladı. Böylelikle bu sürecin sonunda bilgisayar Sadri ALIŞIK’IN filmindeki gibi her sorduğumuzu cevaplayan bir makine haline geldi. Son yıllarda internet, her türlü bilgiye hızlı bir şekilde erişilmesini sağlamasının yanında evden alışveriş, bankacılık hizmetleri, radyo ve televizyon yayınları, günlük gazete servisleri gibi birçok uygulamaları ile hayat kolaylaştırıcı bir teknoloji olmuştur. Bir yere gidecek olsak o yer hakkındaki bilgiyi internetten öğreniriz. Veya bir ürün satın alacak olsak o ürünün fiyatını, özelliklerini, alternatiflerini önce internetten araştırırız. Bu şekilde internet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. İlk başlarda sadece okullarda, bankalarda, kamu kurum ve kuruşlarında yaygın olan bilgisayar ve internet kullanımı giderek yaygınlaşarak son yıllarda televizyon gibi her evin olmazsa olmazı haline gelmeye başladı.

        Tabi ki internet teknolojisinden yararlanmak için internet bağlantısının yanında öncelikle bir bilgisayar edinmek gerekmektedir. Yazımın bundan sonraki bölümünde bilgisayar satın almak isteyen kişilerin sıkça sorduğu bazı sorulara yanıt vermeye çalışacağım.

 Nasıl bir bilgisayar almalıyım?

       Bilgisayar satın almak isteyenlerin sıkça sorduğu soruların başında; Ne marka bilgisayar almalıyım? Toplama bilgisayar mı alayım marka bilgisayar mı? Bir bilgisayar kaç paradır? En ucuz nereden alabilirim? Dizüstü bilgisayar mı alayım masaüstü bilgisayar mı?

      Bu sorulara yanıt vermeden önce bilgisayarla ilgili bazı kavramları bilmek gereklidir. Piyasada adı sıkça geçen onlarca bilgisayar markası mevcuttur Vestel, Arçelik, Casper, Escort, Dell, Acer, LG, Exper, vs…  ama bunların hiç biri aslında bilgisayarın ana bileşenlerini üretecek teknolojiye sahip değildirler. Sadece kasa, klavye, fare, ekran gibi bilgisayarın ikinci dereceden önemli olan ve performansına etki etmeyen donanımları üretirler. Bilgisayarın asıl kısmı olan ana sistem bileşenleri;

1) Anakart 2) İşlemci 3) Hard disk 4) Ekran Kartı ve 5) RAM (Ana Bellek)’dir.

         Bilgisayarınızın hızını ve performansını dolayısıyla fiyatını büyük ölçüde bu 5 sistem bileşeni belirler. Farklı kullanım amaçlarına göre farklı çalışma frekanslarında, farklı hız ve kapasitede ve daha birçok farklı teknik özelliklere sahip olarak üretilmesi bu sistem bileşenlerinin çok çeşitli olmasına farklı fiyat ve farklı performans seçenekleri ortaya çıkarmaktadır. Bilgisayar toplamak denilince çoğu kişinin aklına ikinci el kullanılmış bir bilgisayar satın almak gelir. Fakat sanılanın aksine bütün bilgisayarlar aslında toplamadır. Bilgisayar toplamak demek işte bu sistem bileşenlerinin neler olacağını belirlemek demektir aslında. Marka bilgisayar aldığınızda bu işlemi sizin yerinize gerçekleştirilmiştir. Ayrıca marka garantisi ve servis hizmet olanakları bilgisayarın fiyatını yaklaşık 1,5 katına çıkarabilir. Unutulmamalıdır ki toplanarak satın alınan bilgisayarın tüm parçaları zaten parça garantilidir. Yani arızalanan parça satın alınan firmaya gönderildiğinde 30 iş günü içerisinde giderilemeyecek bir sorun ise büyük ihtimalle yenisi ile değiştirilir. Bilgisayar satın alınırken öncelikle bilgisayarın hangi amaçla kullanılacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bilgisayarı kendiniz toplamak isterseniz internetten OEM bilgisayar pazarlayan firmalardan yararlana bilirsiniz. Tabi bunun için mutlaka bilgisayar donanımı hakkında güncel bilgisi olan birinden yardım almalısınız. Bilgisayar satın almak için bir bilgisayar firmasının sitesine baktığınızda OEM RAM, OEM EKRANKARTI OEM SESKARTI OEM CD-RW gibi ifadeler görürsünüz.

 OEM Nedir?               

         OEM kelimesinin anlamı kullanıcılara öyle empoze edilmiştir ki, OEM deyince büyük bir kesimin aklına hemen markasız ve kalitesiz ürün gelir. Hâlbuki işin aslı farklıdır. Birincisi, OEM RAM, OEM EKRANKARTI gibi ifadelerin yanlış olduğunu belirtmeliyim. İkincisi, bir ürün kalitesiz veya markasız denecekse No-Name adsız, isimsiz gibi ifadeler kullanılmalıdır. OEM Değil. OEM, Orijinal Equipment Manufacturer, yani  “orijinal donanım üreticisi” anlamındadır. Bilgisayar ürünleri kutulu satılır. Bu ürünlere BOX (Kutulu) ürün denir. Toplu halde parça alımı yapan sistem entegratörleri, ürünleri kutulu almazlar. Çünkü kutu, hacmi artırıp sevkiyat masraflarını yükseltir ve sistem entegratörleri için bu kutular manasızdır. Dolayısı ile kutusuz halde alırlar. Genelde yanında ufak bir kitapçık ile verilir ürün. Bu ürünün kutulu versiyonunda hiçbir farkı yoktur. İşte bu kutusuz ürünlere OEM ürün adı verilir. Hiç bir şekilde kalite göstergesi değildir. Örneğin, CD yazıcılarda OEM ifadesine çok rastlarız. LG BOX CD-RW ve LG OEM CD-RW gibi. Peki, fark nedir? Kalite olarak ürünlerin farkı yoktur. BOX olan versiyonda hoş bir kutu içerisinde ekstra boş CD’ler, kitapçıklar verilirken, OEM versiyondaki ürünü jelâtin içinde ve bir CD ile verilir. (2008 Hakan ESER)